|
Yaşasın Filistin mücadelemiz!
Bir görüntü gelivermişti ekranlarımıza o zamanlar. Bir Filistinli delikanlının kolları İsrailli askerler tarafından bir taş yardımıyla vurula vurula kırılmaya çalışılıyordu. Ne kadar da zalimce gelmişti hepimizin gözlerine. Burası Türkiye İsrail değil! Diye slogan atıyordu tribünlerde fanatiklerimiz. Dayak yiyorlardı polisimizden. Bu slogan ürpertiyordu herkesi. Tükürükler saçılıyordu bağırılırken. Polis bile bir an duraklıyordu. Ama ne yapsınlardı emir kuluydular işte. Yeşil kelime-i tevhid bandajlarımız hazırdı ama ceplerimizde. Takıverir başımıza düşerdik Beyazıt meydanının yollarına nasıl olsa. Mücadeleydi bunun da adı. Ve mücadele yaşamalıydı. Filistin neresiydi peki? Neyi meşhurdu? Portakal bahçeleri var mıydı? Yahudi ne demekti? Selahattin Eyybi kimdi? Abdulhamid' yapılan teklife Abdulhamid'in verdiği cevap neydi? 1948 ne anlama geliyordu. Golan tepeleri ne yana düşerdi. Gazze gerçektende sadece bir şerit miydi? Bir Filistin evinde kaç kişi yaşardı? Ne önemi vardı ki bunların. Bilmesi gerekenler bilirlerdi nasıl olsa. Biz sloganımıza bakalımdı. Hadi hep beraber: "Katil Şaa-ron, Fii-listin-deen dee-fol!" Ömer Karaoğlu gökyüzü depremleri albümünü çıkarmıştı. "Kudüs göklerinde kara bulutlar Anne feryatları gökleri sarsar Filistinde küçük beyaz yumruklar Bulutlar içinde ışık saçarlar Hadi Ammar hadi Ammar Durma at! Ebabiller sana kanat çırparlar." Kudüs gökleri karaydı gerçekten. Anne feryatları evet gökleri sarsıyordu. Filistinin küçük yumrukları göğe savrulmuş karanlığı yırtıyorlardı. Ammar atıyordu taşlarını. Ebabiller kanat çırpmasaydı atamazdı da. Bize düşen bunları dinleyip salonlarda sallanan kızlarımızı seyre dalmaktı sadece. Bir de kutsallık izafe edivermiştik onlara; 'bacılarımız'... Onlar bacılarıydı bazılarının ama nedense en çok saçlarının rengini merak ediyorlardı işte. Evlerimizi duvarlarını siyah ve kırmızı renkten oluşan her harfinin uzantısında bir yumruğa rastladığımız kelime-i tevhid posterleri süslerdi. Kimimizin adına poşu, kimimizin puşi kimimizin de filistin atkısı dediği siyah-beyaz renkli bezler boyunlarımıza sarılırdı. Uçlarını kalbimize doğru indirmek racondandı. Ne de benzemiştik Ammar'a... Bir tek taş atmıyorduk. Onu da salonlarda sanal taşlar atarak yapıyorduk işte. Sanallığı da sahne önüne yerleştirilen florasan ışıkların titreterek yakalıyorduk. Yaşasın Irak direnişimiz! Kahrolsun küresel intifada! Felluce'ye selam direnişe devam! Geçenlerde Kudüs Gününde duydum bu sloganları. Biraz solculaşmışlardı sanki. sloganları. Komonist abicim bunnar diyenler sloganlarıyla sola kaymışlardı. Ee ne de olsa "başka dünya mümkün" diyenlerle aynı forumlarda buluşabiliyorduk. En çok küresel lafına takıldım. Ne kadar da yuvarlak bi laf öyle; küresel... Küreselleşme karşıtlarınca üretilmiş küresel bir slogan. Gelin bizde şurda küreselleşelim. Hem Felluce' ye selam göndeririz burdan. Direnişede devam edilir öte yandan.
Jan. 11
|
|
|
ibrahim yılmazwrote:
YILMAZ İNŞAAT YAPI DEKORASYON 05388740578 05462073564 ib1980rahim@hotmail.com
A dan Z ye: Anahtar Teslimi: Genel: TADİLAT, KARA SIVA B.T.B DEKORASYON, İZOLASYON, ALÇIPAN VE ASMA TAVAN, Alçı saten alçı ve boya TAŞ YÜNÜ ASMATAVAN, ÇATI AKTARMA VE YENİLEME, DIŞCEPHE MANTOLAMA, BOYA VE ONARIM, DIŞ CEPHE CAM VE KAPI KENARI SÖVE SÜSLEME, MASİF, LAMİNANT VE LAMİNE PARKE, KARTONPİYER VE KEMER, MUTFAK DOLABI VE MOBİLYA, AMARİKAN PANEL KAPI, KALEBODUR, FAYANS, MERMER VE GIRANİT UYGULAMA, ŞINGIL, MEMBRAN VE KUMLU MEMBRAN UYGULAMA, KIRIM VE YIKIM İŞLERİ YAPILIR
Dec. 28
|